Sıradan yaÅŸayan insanlar kendi yaptıklarını yada yapmaktan hoÅŸlanmadıkları ÅŸeyleri baÅŸkaları yapınca ( ki bu ben oluyorum ) yadırgıyorlar. Nitekim örneklendirmek gerekirse ki gerekir ben sigara içiyorum ama içmeyen biri bunun zararlarından kötülüklerinden vs. bahsedip günde bir pakete 5 – 6 Tl para vermek salaklık diye yorumlar.
Hayatım bebeğim şunu kafanıza sokun insanlar ömrünün 3/1 ni başkalarını değiştirmek veya kendini değiştirmek ile harcarmış. Ya olduğu gibi kabul edeceksin yada olduğu gibi yol vereceksin. Sıkıldım a.q sürekli nasihat dinlemekten eleştirilmekten.
Hayır bi yerde takmıyorum ama e artık en yakınım bile kendince hayatımı yorumluyorsa öleyim o zaman? He valla öleyim o zaman.
Şöyle söyleyeyim misal bana bir proje gelir şablon şeklinde ben onu değiştiririm orası burası ile oynarım kendim tasarlarım sonucunda kendi tasarladıgım şey ile mutlu olurum. Aynısını insanda yapsak nasıl olur?
Yani demek istedigim a.q iki saatdir anlatamadım ki… Yani örnegin bir arkadaşın var ve sigara iciyor onu deÄŸiÅŸtirdin artık içmiyor. Sonra kaba öeÄŸ falan konusuıyor o huyunuda deÄŸiÅŸtirdin artık nazik konusuyor. Sonracıma romantik falan deÄŸil onu deÄŸiÅŸtirdin tam istedigin gibi biri yaptın. Sonra da diyorsun ki bana karşı doÄŸal ol. A.q doÄŸallıktan çıkartıyorsun sonra da bana karşı dogal davran.
Önemli olan bir insanı mükemmel yapmak değil onu hataları ile yanlışları ile öküz hayvan ormantik ne bilim oldugu gibi kabul etmek. Çevremde sürekli birileri birilerini değiştirmek yada eleştirmekle görevli. Bu hayat bize yani her kişiye verildi değil mi? E o zaman hiç kimse özel üretim değilse neden biri diğerinin istediği gibi olsun ki? Ya olduğu gibi kabul edeceksin yada yol vericeksin.
Valla beni çok değiştirmeye çalışanlar oldu değişmedim yine bildiğimi okudum hiç bir zaman da kendi doğrularımla hareket ettiğim için pişman olmadım. Yanlışta olsa benim bana ait bir yanlış. Ha zamandı 1919 da falan bende bazı kız arkadaşlarımı değiştirmeye çalıştım. Sonuç ne mi oldu? Monitörün ayarı ile oynayınca ne oluyorsa o oldu. Dengesizleşti yamuk yumuk oldu falan.
Birini deÄŸiÅŸtirmek istiyorsan önce kendini deÄŸiÅŸtir. Kendini tanı. Sor kendine… Kimim ben? Burası neresi? Siz kimsiniz? Onlar kim? Hayatın amacı ne falan kendi kendine sor bunları…
 OkuduÄŸum bir makale de bir bölüm dikkatimi çekti. Makaleyi uzak doÄŸu bilgelerinden ajdar anık  yazmıştı sanırım. Şöyle idi; Beni olduÄŸum gibi kabul edebilecek misin? DiÄŸerleri gibi deÄŸiÅŸtirmeye çalışmadan sevebilecek misin? Sen beni olduÄŸum gibi kabul et, ben sana dönüşürüm zaten…
Yani birisini rızası dışında değiştirmeye çalışırsın onu kaybedersin. Sonra gazeteye ilan falan masraf bunlar. Sen olduğu gibi kabul et ama değişmesini istedigin eğer ona ve sana zarar veriyorsa sadece hissettir. Direk söyleme örnekler sun bir şekilde aslında o örneklerdekinin o olduğunu hissettir. Senin görevin değiştirmek değil hissettirmek. Bir insan diğerini yukardan aşşa atabilir ama aşşağıdan yukarı atamaz. Sizin yaptığın bayırdan yukarı atmak. Siz onu yukarı atıp iğlik ettiğinizi düşürnek onun aşşağıya yuvarlandığını ve ne yaralar aldığını farkedemezsiniz.
Benim sözlerimi ciddiye almayın her zaman ki gibi saçmalıyorum ama birini değiştirmek yada olduğu gibi kabul etmek size kalmış bir şey. Ya hissettirir zafere koşarsınız, yada direk söyler, uygular, uçurumdan aşşağı atarsınız.
Şimdi dağılın üleynnnnn!