Öncelikle uzun, uzun anlatıcam sıkılacağını düşünüyorsan defol buradan aptal adam pis kaka!
Gerçekten aşık olmak çok farklı bir duygudur. Günümüzdeki aşk denilen şey sadece demo’dur. Yani gerceğin yan sanyii si gibi düşün. Onun gibi tam değil. Ben hiç aşık olmadım ama olanları gördükten sonra pekde olmak isteyeceğimi sanmıyorum. Öpüşmek yada el ele tutuşmak aşk değildir. Aşk dokunmadan sevmektir.
Ben şimdi size bir soru sorucam. ” Sevgi midir insanı tüken yoksa insan mıdır sevgiyi tüketen?”
Bu soruyu 60-70 lerde sorsam her kesim aynı cevabı verir; Sevgi dir insanı tüketen. Ama şimdi öyle bir kısırdöngü içersinde ki bu durum, bu sorunun cevabını kimse veremez. Verir ama sadece varsayımdan ibaret olur. İnsan aşık olunca iç organları yanar, onsuzluğun acısını onunlayken bile dindiremez. Söylediği cümleleri sürekli aklına getirir, ve gülümser… Aşık olmak onun sadece doğrularını sevmek yada en bakımlı haline hayran olmak değil. Aşık olmak, onun en bakımsız, en sevimsiz, en kötü haline aşık olmaktır. Bir insan gerçekten aşıksa; zaten bu cümleler onun lugatında yoktur. Yani sevdiğini insan onun için mükemmeldir, her hali ile…
Hani sırtına kaldıramayacağı kadar yük yüklerle de ayakları titrer ya o durumda bile onu düşününce gülümsersin. Dünyanın bütün sorunları senin üzerinde olsa dahi, o olduğu için kendini şanslı hissedersin. Onun kısacık yazısını bile binlerce defa okur, her seferinde aynı heycanı duyarsın. Ona dokunduğun an, kızgın bir demiri tutmuşcasına farklı hisler duyarsın. (daha fazla…)
Emesenden çok sevdiğim biri beni çok seviyormuş ki bu şiiri bana yolladı. Lan düşünün duygusuz bir adam olarak ben bile etkilendimse siz çok etkilenirsiniz. Hani o kadar etkilenirsiniz ki gören oha lan adama bak hiç böyle etkilenen birini görmedim der.

Hancerle maqzerle yıkılmasdımda
Sürqündüm aklımı sende bozdumda
Ben sana yüzlerce roman yazdımda
Sen bana bır satır karalamadın
Abi biz sevgilisizler dernegi olarak 14 şubat yapılmasın istiyoruz. 14 Şubat a girmeyi protesto ediyoruz. Sokaga çıkıyorum ellerinde çiçekli erkekler kızlar falan hayır o değil bi yerimiz şişecek lan olan var olmayan var. Hiç gereği yokken bu 14 şubat kimin götünden çıkmıs onu araştırdım.
Hiç unutmam o zamanlar ben webmaster değildim çünkü o zamanlar web yoktu bilmem kaç yılında falan bir varmış bir yokmuş ama varmış olmayadabilirmiş neyse işde bilmem ne zamanlarda Roma imparatoru II. Claudios adında zalim mi zalim şerefsiz mi şerefsiz bir insancık yaşarmış. II. Claudios tüm dünyayı feth etmek istediği için, yenilmez armadasının zarar görmemesi için evliliği MÖ 270 yılında yasaklamış. Zavallı gençler sevdikleri insanlarla beraber olamadan kuytu köşelerde yiyişmeden ölüyorlarmış. O dönemde kendisi sözde rahip, çicekçi dükkanı olan pis sapık Valentine gençler arasında nifak tohumları cıkarmış. Savaşma seviş doya doya öpüş diyerekden kırmızı gül dağıtıp evlendiriyormuş. Bunu duyan II. Claudios çicekci, sözde rahip kayışları kopartmış kan beynine sıçramış ve aziz Valentini içeri attırmış. İşkencelerden geçirtmiş. Yememiş yedirmiş sıçmamış sıçtırmış adamcağız savaşmayın, sevişin diye diye ölmüş. Ne kadar acıklı, için cız etti demi?
Ya en iyisi 14 şubat günü nufus sayımı yapılsın. Sokağa cıkma yasağı uygulansın. Ya yazık günah tüyü yetmemiş cocuklar köşelerde ellerinde komşularının bahçesinden çaldığı koca koca çiceklerle yada kalpli ayıcıklarla sokak da yürüyorlar hani bu ayı olayınada bir anlam veremiyorum ne demek istiyorlar ben seni ayı gibi seviyorum mu yoksa sen ayısın mı işte neyse abi sevgilisi olmayan kişi seni görünce baslıyor içinden küfüre hay bendeki sansa bak diye serzenişe geçiyor… Olan var olmayan var a.q.
Sırf 14 şubat da sevgilisi olmadığı için, kendini kötü hisseden, duygusal boşluğa düşen gidip yaşlılara yazılan kaç yüz bin erkek ve jigolo adresleri araştıran kaç yüzbin hatun var? (daha fazla…)
Aşk baba’ya mektup yazmaya karar verdim…
Ey aşk beni yağmala ateş et arka arkaya aşk beni tara öldür beni aşk agzıma sıç gerekirse. Domuz gribi ol vucudum yansın seninle sen kış ol donayım sayende it gibi zangır zangır titreyeyim…
Sevgili aşk baba, bu mektubu sana çok uzaklardan yazıyorum… Mars’tan değil lan espiri yapma a.q dünyadan yazıyorum… Mektubu mu iyi oku senden karı istemiyorum aşık olacam biri istiyorum. Ama öyle aha kız anaa ne güzel kız ben aşık oldum falan değil… Kalbim acısın istiyorum… Sonra ne oluyor lan bana diyip doktora gitmek istiyorum. Doktor hiç bir şeyin yok dediğinde hiç gereği yokken onun a.koymak döve döve hasta etmek istiyorum. Zaten aşkda bu değil mi?
Nedensiz salakca gülümseyip etrafımdakilerin benim delirdiğimi düşünmesini istiyorum. Onlardan bir kaçı benimle kafa bulmaya çalısınca onlara da gülümsemek ileri giderlerse agızlarına sıçmak istiyorum. Do you understand me? Afferin… Neyse devam ..
Bak aşk baba öyle 21. yüzyıl erkekleri gibi degil kocaman aşık olmak istiyorum hani gören oha lan vay be adama bak nasıl aşık olmuş helal olsun a.q demelerini istiyorum. Öyle azıcık değil ama çok aşık olmak istiyorum. Onu özleyince nefes alamamak, bir sesi ile nefes almak istiyorum. O yokken karanlıklarda olup, onun yanında cenneti yaşamak istiyorum. Öyle değilmidir lan aşk? Aşk ın açılımı ” ‘A’cıya ‘Ş’ikayetsiz ‘K’atlanmak deniyor… Ben acılar için de debelenmek kudurmak gebermek istiyorum.
Onun düşlerinde gezmek, rüyalarımda onu ağırlamak, sabah uyandığımda telefonuma sarılmak istiyorum.. ( Yok lan telefona aşık olmicam! ) Onun attığı ”Günaydın” mesajı ile güne aydın başlamak istiyorum… Eğer o mesaj atmazsa günüm aydın olmasan istiyorum. Onunlayken bile onu özlemek istiyorum… Hani o kadar özleyeyim ki kavuştuğumda seviyormuyum dövüyormuyum ayırt edilmesin şuurumu kaybetmek istiyorum… (daha fazla…)